Hız ve Süratin Birimi Nedir? Düşünsenize, sabah işe gitmek için yola çıkıyorsunuz. Trafikte ne kadar hızlı gittiğinizin ya da yolda geçirdiğiniz zamanın farkında mısınız? Ya da belki bir araba yarışını izliyorsunuz ve hız, yarışın en heyecan verici unsurlarından biri. Peki, hızın ya da süratin gerçekten ne anlama geldiğini düşündünüz mü? Ve birimleri hakkında hiç kafa yordunuz mu? Hız ve sürat deyince aklınıza ne gelir? Belki de basitçe, ne kadar hızlı hareket ettiğimiz ya da ne kadar kısa sürede bir mesafeyi kat ettiğimiz… Ama bu kavramların bilimsel açıdan nasıl tanımlandığını, birimlerinin ne olduğunu öğrenmek hiç de o kadar basit değil. Bu…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Emek Nedir? Bir Felsefi Arayış Bazen yaşamın en sıradan anlarında bile, “Emek nedir?” sorusu aklımıza gelir. Örneğin, sabah işe gitmek için kalkıp, yorgun bir şekilde hazırlık yaparken, tüm o çabaların ne anlama geldiğini sorgularız. Kimimiz bu sorgulamayı hızlıca geçer, kimimizse bu sorunun derinliklerine inmeye çalışır. Ancak bir şey kesin: Emek, yalnızca fiziksel bir çaba değil; insanın hayatına anlam, değer ve kimlik kazandıran bir olgudur. Peki ama emek sadece bir bedenin tükenmesi midir, yoksa insanın varlık ve anlam arayışının bir yansıması mı? Felsefe, bize bu tür soruları sormayı öğretir. Etik, epistemoloji ve ontoloji gibi derin düşünme alanları, bir yandan bireyin varlığını…
Yorum BırakAyran Türkçe midir? Farklı Yaklaşımlar ve Tartışmalar Konya’da, sabahları kahvaltı yaparken bir yandan çayımı içerken bir yandan da yanımda duran ayranı gözlüyorum. “Ayran Türkçe midir?” sorusu birden aklıma geliyor. Bu soru aslında çok daha derin, felsefi bir mesele. Dilin, kültürün ve tarihsel süreçlerin nasıl iç içe geçtiğini gösteren bir nokta. Hemen içimdeki mühendis devreye giriyor: “Tek bir dilin etimolojisi, kullanılan kelimelerin kökeni üzerinden incelenebilir. Ayran kelimesi kesinlikle Türkçe olmayabilir.” Ama içimdeki insan tarafı da hemen karşılık veriyor: “Ama bir kelime ne kadar kullanılırsa, o kadar bizim olur değil mi?” Bu iki farklı bakış açısını bir arada düşünerek bu yazıda ayranın…
Yorum BırakVS Kısaltması Nasıl Yazılır? Siyaset Bilimi Perspektifinden Bir İnceleme Bir kelime veya kısaltma, toplumlar ve politik sistemler üzerinde nasıl bu kadar güçlü bir etki yaratabilir? “VS” gibi basit bir kısaltma, bir karşıtlık, bir ideolojik çatışma ya da güç ilişkilerini simgeliyor olabilir. Hatta bu tür kısaltmalar, bazen devletler arasında süregiden mücadeleleri ve farklı siyasi sistemlerin ne kadar derin bir çatışma barındırabileceğini de açığa çıkarır. “VS” gibi basit bir sembol, güç yapıları, ideolojik kutuplaşmalar, demokrasi anlayışları ve yurttaşlık hakları arasındaki ince sınırları çok derinlemesine ortaya koyabilir. Bu yazıda, “VS kısaltması nasıl yazılır?” sorusunu sadece dilsel bir soru olarak ele almayacağız. Bunun yerine,…
Yorum BırakOdun Yapay mı, Doğal mı? Bir Psikolojik Mercekten İnceleme Hepimiz çevremizdeki dünyayı algılarken, onu kendi içsel filtrelerimizden geçiririz. Bazen bu filtreler, gerçekliği daha net bir şekilde görmemize yardımcı olurken bazen de onu çarpıtarak bizi yanıltabilir. İnsan davranışları da bu şekilde; ardında bilişsel süreçlerin, duygusal tepkilerin ve sosyal etkileşimlerin karmaşık bir etkileşimi vardır. Peki, bir objeyi, bir durumu veya bir kavramı “doğal” ya da “yapay” olarak tanımladığımızda, bunu gerçekten neye göre yapıyoruz? Odun örneği üzerinden inceleyecek olursak, bu soruyu psikolojik bir perspektiften ele almak, bizim doğaya nasıl yaklaştığımızı ve bu yaklaşımın arkasındaki bilişsel ve duygusal süreçleri anlamamıza yardımcı olabilir. Odun ve…
Yorum BırakAnayasanın 48. Maddesi Nedir? Geleceğe Yönelik Bir Bakış Son yıllarda, Türkiye’deki yasaların özellikle dijitalleşme, iş dünyası ve bireysel haklar üzerindeki etkileri üzerine çok düşünüyorum. Teknolojinin hızla gelişmesi, hayatımıza giren yeni normlar ve hızla değişen dünya düzeni derken, bir yandan da Anayasanın 48. maddesi gibi köklü düzenlemelerin ne gibi etkiler yaratabileceğini sorguluyorum. Çünkü bu madde, bizim sadece bugünü değil, geleceği de şekillendiren bir içeriğe sahip. Ama gerçekten gelecekte nasıl bir yeri olacak, bilemiyorum. O yüzden, gelin, biraz daha vizyoner bir bakış açısıyla bakalım: Anayasanın 48. maddesi, 5 ya da 10 yıl sonra hayatımızı nasıl etkileyebilir? Anayasanın 48. Maddesi Nedir? Temel Bir…
Yorum BırakAllah’ın Her Şeye Kadir Olması Ne Demek? İstanbul’da, sabahın erken saatlerinde işe gitmek için evden çıkarken, içimde hep bir koşuşturma var. Gündüzleri ofiste olmanın yoğunluğuyla, akşamları blog yazmaya vakit ayırmaya çalışırken bir an durup düşünürken aklıma bir soru takılıyor: “Allah’ın her şeye kadir olması ne demek?” Bu soruyu hemen hemen her müslüman bir noktada kendine sorar. Ancak bu, sadece bir dini kavramdan ibaret değil. Bize hayatın her anında nasıl bir güven duygusu sağladığına dair derin bir anlam taşıyor. Peki, gerçekten her şeye kadir olmak ne demek? Bunu biraz daha açalım. Her Şeye Kadir Olmak: Tanım ve Anlam Allah’ın her şeye…
Yorum BırakVersay Antlaşması’nın Amacı ve Sosyolojik Bir Bakış Açısı Tarihi bir dönüm noktasının ardından yazılmış bir belgedir Versay Antlaşması. 1919 yılında, I. Dünya Savaşı’nın sona ermesinin hemen ardından imzalanan bu antlaşma, yalnızca bir uluslararası anlaşma değil, aynı zamanda toplumların yeniden şekillenmesinin, normların ve güç ilişkilerinin temellerinin atıldığı bir dönemin işaretidir. Ancak, antlaşmayı sadece siyasal bir metin olarak değerlendirmek, onu anlamanın çok ötesinde olacaktır. O dönemdeki toplumsal yapıları, güç dinamiklerini, eşitsizliği ve adaletin nasıl şekillendiğini anlamak için Versay Antlaşması’na daha derin bir sosyolojik bakış açısıyla yaklaşmak gereklidir. Versay Antlaşması ve Temel Kavramlar Versay Antlaşması, I. Dünya Savaşı’na katılan başlıca ülkeler arasında imzalanmış…
Yorum BırakNeden Stres Yapıyorum? Felsefi Bir Perspektiften İnceleme Giriş: Sözler ve Sözsüz Anlamlar Hepimiz bir noktada kendimize şunu sormuşuzdur: “Neden stres yapıyorum?” Bu soru, bir düşünce labirentinde kaybolmuş gibi hissettirebilir. İnsanın doğasında var olan bu sıkıntı, kimi zaman farkında bile olmadan bizi kuşatır. Stres, sadece bir fizyolojik tepki değil, aynı zamanda ontolojik, epistemolojik ve etik bir meseleye de dönüşebilir. Felsefi bakış açıları, stresin yalnızca bir biyolojik tepki değil, bir insanın varoluşunu anlamlandırma biçimiyle ilgili olduğunu göstermektedir. Bu yazı, neden stres yaptığımıza dair felsefi bir çözümleme sunmayı amaçlıyor. Gelin, stresin iç yüzünü ontolojik, epistemolojik ve etik açıdan birlikte keşfedelim. Ontoloji: Varlık ve…
Yorum BırakKanal 5 Hangi Partiye Yakın? Felsefi Bir Bakış Giriş: Medya, Güç ve Adaletin Sınırları Bir gün, ekranlarımdan birinde sevdiğim bir programı izlerken, aklıma takıldı: “Medya, bizleri gerçekten doğru bir şekilde yönlendiriyor mu?” Medyanın ideolojik etkisi, günümüzde artık yalnızca haberler ya da siyasi analizlerle sınırlı değil; her bir içerik, bir bakış açısı ve değer sistemi taşıyor. Bu da bize şu soruyu sorduruyor: Bir medya kanalı, izleyicilerini bilinçli ya da bilinçsiz bir şekilde bir siyasi partiye yakınlaştırıyorsa, bu ne anlama gelir? Etik, epistemoloji ve ontoloji açısından nasıl değerlendirilmelidir? Özellikle Türkiye’nin tanınmış medya kuruluşlarından Kanal 5’i ve onun hangi siyasi partiye yakın olduğunu…
Yorum Bırak