İçeriğe geç

Babası, oğlu, torunu peygamber olan peygamber kimdir ?

Ciho okurlarına özel bu yazımızda “Babası, oğlu, torunu peygamber olan peygamber kimdir” konusunu derinlemesine inceliyoruz.

Babası, Oğlu, Torunu Peygamber Olan Peygamber Kimdir? Ailecek Başarıya Bak!

İzmir’de yaşayıp da “aile ortamı” kavramını fazla romantik düşünemiyorsun. Çünkü bir noktadan sonra aile dediğin şey; annemin “eve gelirken ekmek al” mesajını görmeyip sonrasında psikolojik savaşa maruz kalmak, dayının düğünde sebepsiz yere göbek atarken omzunu çıkarması ve bayram sofralarında herkesin aynı anda konuşup kimsenin kimseyi dinlememesi oluyor.

Geçen gün Bornova’da arkadaşlarla oturuyoruz. Çay gelmiş, biri tavla açmış, biri telefonundan eski Tarkan şarkısı koymuş. Muhabbet bir anda döndü dolaştı dini bilgilere geldi. Bizim Serkan var, her ortamda bilgi yarışmasına çıkacakmış gibi davranıyor. Durduk yere ortaya soru attı:

“Babası, oğlu, torunu peygamber olan peygamber kimdir?”

Masada sessizlik.

Bir tek tavla zarı sesi var.

Ben içimden düşünüyorum:

“Şu an bunu bilemezsem eve gidince neden hâlâ internette komik kedi videosu izlediğimi sorgularım.”

Sonra cevap geldi:

Hz. Yakup.

Ve gerçekten düşününce inanılmaz bir silsile.

Babası Hz. İshak.

Dedesi Hz. İbrahim.

Oğlu Hz. Yusuf.

Yani adamın aile grubu komple peygamber kaynıyor. Bizim aile WhatsApp grubunda hâlâ biri yanlışlıkla “günaydın çiçekleri” videosu atıyor, burada ise tarih yazılıyor.

Babası, Oğlu, Torunu Peygamber Olan Peygamber Kimdir?

Sorunun cevabı Hz. Yakup Peygamber’dir. İslam tarihinde önemli bir yere sahip olan Hz. Yakup, aynı zamanda sabrı, ailesine olan bağlılığı ve yaşadığı büyük imtihanlarla bilinir.

Şimdi soy ağacına bakınca olay daha da netleşiyor:

Babası: Hz. İshak

Hz. İshak peygamberdir.

Dedesi: Hz. İbrahim

Zaten peygamberler tarihinde en önemli isimlerden biri.

Oğlu: Hz. Yusuf

Hayatı film senaryosu gibi geçen peygamber.

Yani “Babası, oğlu, torunu peygamber olan peygamber kimdir?” sorusunun cevabı aslında tek başına bile inanılmaz güçlü bir aile hikâyesi.

Ben bunu öğrenince ister istemez kendi aileyi düşündüm.

Bizde maksimum başarı hikâyesi şu:

“Amcan gençken Karşıyaka’dan Konak’a bisikletle gitmiş.”

Tamam güzel ama peygamberlik silsilesinin yanında biraz mütevazı kalıyor.

Hz. Yakup’un Hayatı Neden Bu Kadar Etkileyici?

Şaka bir yana, Hz. Yakup’un hikâyesi gerçekten insanın içine dokunuyor. Çünkü olay sadece dini bilgi değil. Bildiğin aile, özlem, sabır ve kaybetme korkusu.

Özellikle Hz. Yusuf’tan ayrı kalışı…

Bak burada insan ister istemez duygulanıyor.

Çünkü sevdiğin birinden uzak kalmak çok ağır mesele.

Ben bir ara çocukluk arkadaşım Ankara’ya taşındı diye üç gün melankolik takılmıştım. Sürekli Sezen Aksu açıyordum. Annem dedi ki:

“Bir insan niye durduk yere camdan dışarı bakıp çay içer?”

Anlatamıyorum.

İçimde dramatik Ege dizisi dönüyor.

Ama Hz. Yakup’un yaşadığı şey çok daha büyük bir sabır örneği.

Sabır Meselesi Var Bir De

Modern insan olarak sabır konusunda gerçekten kötü durumdayız.

Yemek siparişi 35 dakika sürünce uygulamaya girip kurye haritada neden sağa döndü diye FBI ajanı gibi takip ediyoruz.

Kargo bir gün gecikince:

“Bu ülke neden böyle?” moduna giriyoruz.

Hz. Yakup ise yıllarca oğluna kavuşmayı bekliyor.

İşte burada insan durup düşünüyor.

Bizim nesil gerçekten çok hız çağında yaşıyor. Her şey hemen olsun istiyoruz.

Ama bazı şeyler zaman istiyor.

Bazı şeyler dua istiyor.

Bazı şeyler sadece dayanma gücü istiyor.

Hz. Yusuf Detayı Zaten Başlı Başına Film

Bu arada Hz. Yusuf konusu tek başına inanılmaz.

Kıskanç kardeşler…

Kuyu…

Saray hayatı…

İftiralar…

Zindan…

Sonra yükseliş…

Netflix görse üç sezon yapar.

Hatta bizim mahallede biri böyle hayat yaşasa kahvede herkes onu konuşur.

“Abi çocuk kuyuya düşmüş sonra saraya çıkmış.”

“Yok artık.”

“Vallahi gerçek.”

Ama olayın en etkileyici kısmı yine aile bağları.

Çünkü Hz. Yakup’un oğluna olan sevgisi gerçekten çok güçlü.

Burada insan kendi babasını düşünüyor.

Bizim evde babam sevgisini genelde teknik servis gibi gösteriyor.

Arabadan ses geliyor:

“Hallettim.”

İnternet çekmiyor:

“Modemi kapat aç.”

Duygusal konuşma yok ama geçen hastalandığımda sabah sessizce mandalina bırakmış masaya.

İşte bazı babalar sevgiyi öyle gösteriyor.

İnsan Bu Hikâyelerde Kendini Buluyor

Bence dini hikâyelerin bu kadar etkileyici olmasının sebebi şu:

İnsanlık hiç değişmiyor.

Kıskançlık aynı.

Özlem aynı.

Aile meseleleri aynı.

Sabır aynı.

Sadece dönem değişiyor.

Mesela kardeş kıskançlığı bugün olsa şöyle olurdu:

“Annem Yusuf’u daha çok seviyor.”

“Nereden çıkardın?”

“Ona iPhone aldı bana hâlâ eski telefon.”

Bir anda kutsal hikâye Twitter tartışmasına dönerdi.

İyi ki sosyal medya o dönem yokmuş gerçekten.

Düşünsene:

“#KuyuOlayı etiketi gündemde.”

Korkunç kaos.

Babası, Oğlu, Torunu Peygamber Olan Peygamber Kimdir? Sorusu Neden Bu Kadar Soruluyor?

Çünkü insanların ilgisini çekiyor.

Ailecek peygamber olmak gerçekten dikkat çekici bir durum.

Ayrıca bu soru bilgi yarışmalarında, dini içeriklerde ve genel kültür sohbetlerinde çok çıkıyor.

Ama bence asıl sebep şu:

İnsanlar güçlü aile hikâyelerini seviyor.

Çünkü herkes içten içe sağlam bağ kurmak istiyor.

Şimdi düşününce bizim neslin en büyük problemlerinden biri de bu galiba.

Kalabalık içindeyiz ama bazen çok yalnızız.

Metro dolu.

Kafeler dolu.

Instagram hikâyeleri dolu.

Ama gece olunca insan yine kendi kafasının içinde tek başına kalıyor.

Ben bazen Kordon’da yürürken durup düşünüyorum:

“Herkes bir yere yetişiyor ama gerçekten nereye?”

Sonra simitçi bağırıyor:

“Taze gevrek!”

Bir anda felsefeden çıkıp acıktığımı fark ediyorum.

Hz. Yakup’un Hikâyesinden Bugüne Kalan Şey Ne?

Bence en büyük mesele umut.

Her şey kaybolmuş gibi görünse bile umudu bırakmamak.

Bu çok zor şey.

Çünkü modern hayat insanı çabuk yoruyor.

Ekonomi ayrı stres.

Gelecek kaygısı ayrı.

İlişkiler ayrı karmaşa.

Bir de üstüne gece 02.00’de insan durduk yere eski utançlarını düşünüyor.

“2017’de neden o espiriye güldüm acaba?”

Beyin rahat bırakmıyor.

Ama böyle hikâyeler insana biraz nefes aldırıyor.

Sabretmenin hâlâ değerli olduğunu hatırlatıyor.

Kısa Bir İç Ses Molası

— Acaba ben çok mu düşünüyorum?

— Evet.

— Peki azaltabiliyor muyum?

— Hayır.

— Bari çay koy.

Gerçekten bazı geceler tamamen bundan ibaret.

Aile Meselesi Aslında Her Dönemin Konusu

“Babası, oğlu, torunu peygamber olan peygamber kimdir?” sorusu ilk bakışta sadece dini bilgi gibi duruyor.

Ama altına girince olay tamamen aile bağlarına çıkıyor.

Kim kimi seviyor?

Kim kimi kıskanıyor?

Kim kimi özlüyor?

İnsan tarihi boyunca değişmeyen meseleler bunlar.

Mesela bizim aile yemeklerinde bile küçük çaplı diplomatik kriz çıkıyor.

“Pilavı neden az aldın?”

“Demek yemeği beğenmedin.”

Bir anda Birleşmiş Milletler toplantısı.

Hz. Yakup’un hikâyesinde ise çok daha büyük duygular var.

O yüzden insanlar yüzyıllardır bu hikâyeleri unutamıyor.

Sonuç: Sadece Bir Bilgi Sorusu Değil

Babası, oğlu, torunu peygamber olan peygamber kimdir?

Cevap:

Hz. Yakup.

Ama mesele sadece bunu bilmek değil.

Bu soru aynı zamanda sabrı, aileyi, sevgiyi ve insan olmanın ağırlığını hatırlatıyor.

Ve galiba en ilginç tarafı şu:

Aradan yüzyıllar geçse bile insanlar hâlâ aynı şeylerle mücadele ediyor.

Özlüyoruz.

Bekliyoruz.

Kırılıyoruz.

Affediyoruz.

Devam etmeye çalışıyoruz.

Bir yandan da arkadaş ortamında saçma şakalara gülüp hayatı hafifletiyoruz.

Zaten başka türlü bu kadar düşünerek yaşamak biraz zor olurdu.

Umarız “Babası, oğlu, torunu peygamber olan peygamber kimdir” hakkındaki bu rehber işinize yaramıştır. Ciho ailesiyle kalmaya devam edin!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
https://www.nini.com.tr https://datpa.com.tr https://portoliberta.com.tr Sitemap
vdcasino güncel girişTürkçe Forum